gidiyorum...
16/10/2009 -Kategori: denemelerim
GİDİYORUM..
Bütün yaşanılanları iyi ve sancılı zamanları
Bir bohça yaptım,üstüne iki düğüm attım
Gidiyorum …
Gücüm yetmedi , imkansızlıkları aşamadım
Gidiyorum..
Tüm sözleri, gülüşleri, umutları
Kalbime gömdüm gidiyorum…
Her şeyin bir vakti varmış,
Demek ki vakti geldi ki gidiyorum…
Ellerim boşlukta kalacak biliyorum
Gözyaşlarımı yüreğime akıtıp
Gidiyorum…
Körsün ya; can gitti , canım gitti göremedin,
Şimdi bende gidiyorum…
Yarınlar olsa da boşuna artık olmasa da,
Gidiyorum…
Sanma ki lanet okurum,
Sanma ki küfürler yağdırırım,
Sanma ki intihar ederim,
Sessizce çekip giderim…..
Yorum (11) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
6/9/2009
Gittin...
Ben arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
’’gidersen, iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’ diyecektim sana.
Konuşamadım...
Gittin...
gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.
Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu,
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözümden.
Ağlayamadım...
Gittin...
gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden.
Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?!
ürperirdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini,
gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım...
Gittin...
bir yıkım gibiydi gidişin.
Sen adım, adım uzaklaşırken benden çöküp kaldı bedenim olduğu yerde.
Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti.
Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım.
Kalkamadım...
Gittin...
oysa ben geldiğin Gün gideceğini biliyordum.
Hazırdım gidişine.
Kaçak zamanları yaşıyorduk.
Zaman bitecek ve sen gidecektin.
Bense gidişinin ertesi Günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.
Edemedim...
Başlayamadım...
Gittin...
bir şey söyledin mi giderken?
‘KAL’ dememi istedin mi?
Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi?
‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi?
Beynim öylesine uğulduyordu ki...
Duyamadım...
Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi.
Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan,
iki metre ötemde de fark etmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...
Gittin...
unutulanların arasına katılmalıydın.
Anıları bir sandığa koyup hayatı
bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı,
bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...
Gittin...
bir okyanusun ortasında,
tek küreği kaybolmuş
sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
Bil ki seni...
unutamadım...
Oğulcan Yılmaz
Yorum (11) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
isyan
1/9/2009 -Kategori: denemelerim
isyan
Sabır yaradanım, sabır diliyorum yürekten,
İsyanlara sürüklenmekte çünkü yüreğim.
Bir çöl ortasında susuz kalmışım..
Sevdiğini ve sevildiğini bilerek , uzaktan kıvranmak
Kanser gibi acılı, çaresiz..
Gecenin en berbat saatlerinde
uykusuzluklara sövüyorum artık..
İmkansızlıkları bilmek büyük yaralar açıyor yürekte.
En büyük öfkede ,hayata birlikte virgüller koyamamak.
Ne acı, bir damla mutluluğu bulamamak,
İmkansızda olsa adı, hayaller kuramamak.
Çıkmazlarda yüreğim…
Her şeyin olamadım ama,
Hiçbir şeyin de değilim..
Şimdi ağlamaklı bakıyor gözlerim…
Yorum (5) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ateş ile suyun aşkı
29/8/2009 -Kategori: sevgi
Ateş bir gün suyu görmüş
yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol
Hayatıma anlam veren mucizem ol...
Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...
Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...
Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.
Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.
İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..
Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İSTİYORUM...
9/6/2009 -Kategori: hayat
Üşüyorum…
Uykusuz bir gecenin sabahında , herkesin baharı yaşadığı bu ayda üşüyorum bu sabah.
Uzak şehirlerde hiç tanımadığım şizofren vakaların sözleriyle bir alevleniyor, bir üşüyorum.
Kendini görmeden eleştiren ,yamuk taraflarını keşfedememiş insan yerine geçen yaratıkların , aslında kaile almadığım sözleri “sinek küçük ama mide bulandırır” hesabı, zehirliyor inceden.
Birde onlara inananların ettikleri kelamlar tuz basıyor ya yaralara…
O yüzdendir ki uykusuzum, göz kapaklarım ağır ve yorgunum..
Çok uzaklara gitmek istiyorum hiç tanımadığım,bilmediğim ıssız diyarlara.
Hem beynimin hem bedenimin huzuru bulabileceği mümkünse mavinin ve yeşilin hakim olduğu, bir yer hayal ediyorum.
Dinginlik ve huzur , üstelik bu dinginliğin içinde boğulmak istiyorum.
Ömrüm huzurumu bozan huzurluları ayıklamakla geçti.
Bu aralar bunu tekrar yapmak istiyorum…
Yaz geldi artık üşümek istemiyorum…
Yorum (9) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
tut ellerimden
27/4/2009 -Kategori: hayat
sancılı zamanlardayım anne, tut ellerimden..
masmavi denizlerde ,
kağıttan gemiler yüzdürdüm ben zamanında
rüzgara var gücüyle direnen.
şimdi ise ruhumu bile attım denize.
gemiler battı anne....
zordur beni anlamak;
nicelerininde başaramadığıydı
yüreğime dokunmaktı zor olan
anlarsan bir tek sen anlarsın anne...
hadi ak düşmüş saçlarımı tara tek tek
yüzümdeki çizgilere dokun nasırlı ellerinle,
ninni kıvamında
huzurlu şarkılar söyle kulağıma ne olur.
yüreğim dağınık şimdi
duygularım karışık
bedenim acıyor anne...
sancılı zamanlardayım,
sustummm...
kimse bilmiyor anne...
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ÇOK MU ZOR..
19/3/2009 -Kategori: hayat
ÇOK MU ZOR…
Çok mu zor karşındakinin derdini dinlemek, biraz olsun çare olabilmek.
Yüzündeki endişeyi tebessüme dönüştürmek çok mu zor..
Yüzünde kocaman bir endişeyle girdi kapıdan. Çok yorgun ve bitkin görünüyordu.
60-65 yaşlarındaydı, yüzündeki hayat çizgilerinden belliydi.
Elinde bir baston sanki tutunmasa düşecek…
Öyle görünce onu bir hışımla kalktım yerimden.
Hatırını sordum ve de , ne istediğini, belikli alışkın değildi bu yaklaşıma biraz tedirgin olmakla birlikte,anlattı derdini kısaca..
Gel dedim,otur sen şöyle ben işlerini halledeceğim..
Elinde sıkı sıkı tuttuğu birkaç parça kağıdı alıverdim.Hala şaşkın şaşkın bakıyordu yüzüme..
Bir çay söyledim kendisine, o bir çay içimliği zamanda da evraklarını yaptırdım bir çırpıda .
Beş dakikamı bile almamıştı oysa, geri döndüğümde , aynı şaşkınlık vardı yüzünde..
Sen buraya nerden geldin , melek misin dedi…gülümsedim sadece.
Bildiğince ve dilinin döndüğünce dualar edip gitti. Üstelik adımı bile bilmediği halde evini tarif edip davet etti…
Düşündüm…
Çokmu zordu selam vermek, birinin işini görmek..
Tanıdık tanımadık herkese merhaba, günaydın demek..
Birinin hayır duasını almak çokmu zordu…
Meyveli ağaçlar gibi ,birazcık başımız aşağıda dolaşsak, kibiri ,gururu bıraksak çokmu zor..
Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ÖFKE..
15/3/2009 -Kategori: hayat
ÖFKE…
Bugün nadir günlerden biri,yalnızlığımı ve acizliğimi hissettiğim bir gün.
Yüklü bir yağmur bulutu gibiyim ve yağmura karıştı göz yaşlarım,
oysa çocukluğumda bile yanaklarımı bu kadar ıslatmamışlardı…
Üstelik çok düşerdim ben çocukken , dizlerim hiç kurtulmazdı yaradan bereden, canım yanardı ağlardım…
Çocuktum çok üşürdüm ,elim ayağım buz keserdi de yüreğim sıcacıktı…
O zamanlarda anlayamazdım bazen büyüklerin ne konuştuğunu,
tıp ki şimdi bazı insanların ne yapmak istediklerini anlayamadığım gibi…
Her şeyi biriktiriyoruz ,güzelde öfke biriktirmek nesi…
Zihinlerimizde bir bozukluk oluştu galiba.
Damarlarımız öfkemi pompalıyor acaba….
Oysa dini,mezhebi,rengi ne olursa olsun yüreğimizdeki insan sevgisine ne yaptık,
Öfkeye mi boğdurduk….
Sadece çıkarımız olduğunda mı selam verir, göz kırpar olduk.
Yapılan iyilikler bile çıkarlarımız için olmuş,yaradanı bile unuttuk…
İşte o yüzdendir ki yalnızlığımı hissettim bugün , canım yandı…
Kalem tutan ellerim sıcaktı, ama yüreğim soğuk….
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
YENİ DÜNYA
1/3/2009 -Kategori: denemelerim
YENİ DÜNYA
İşte yeni bir dünya , bu yeni dünya da yeni bir rol, hem de ufacık bir rol..
Ama farkındayım herkes merakla beni seyrediyor.
Hayatın tüm izleri ve bunca yıldır yaşanmışlıklar yüzümde aslında ,
görmek isteyen görür..
Çok baharlarda gördüm, çok fırtınalara da dayandım.
Onca insan tandım çeşit çeşit birbirine hiç benzemeyen.
Hepsini çözmeye çalıştım vardı yeterli sabrım.
Bir tek kendine saygısı olmayan,
Deli sıfatındaki akıllılara yoktur tahammülüm…
Sevmem seviyesizlikleri, o yüzdendir ki yaklaştırmam yanıma herkesi.
İşte şimdi tamda orda…
Akıllı delilerin,
Seviyesiz yaşamların,
Vıcık vıcık ilişkilerin ortasındayım.
Bir tek sözüm var size..
Ufacıkta olsa rolüm , ben sahnedeyim.
Sadece seyredebilirsiniz..
Biliyorum meraktasınız, ama üzgünüm…
Çekin ellerinizi üzerimden..
Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı